Neçirvan Barzani… Barışın Mimarı: Parçalanmış Bir Orta Doğu’da Olası Bir Nobel Adaylığı
Yazan: Bahtiyar Sacadi Kültür eleştirmeni ve üniversite öğretim üyesi
Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, son yıllarda Orta Doğu’da etkili bir siyasi figür olarak öne çıkmıştır. On yıllar içinde, çoğu zaman “sıfır toplamlı” çatışmalarla tanımlanan bir bölgede “gerçek uzlaşı” kavramını temsil eden nadir liderlerden biri hâline gelmiştir. Bir konuşmasında, “Barış en büyük gücümüz ve Kürtlerin ilerlemesi için en etkili yoldur.” ifadelerini kullanmıştır. Siyasi kariyeri ve sürekli çabaları iki temel eksene dayanmaktadır: iç kalkınma ve dış arabuluculuk.
Bu çabalar uluslararası toplumun da dikkatini çekmiştir. İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, üst düzey güvenlik görüşmeleri sırasında açıkça, “Siz Nobel Barış Ödülü’nü hak ediyorsunuz.” demiştir. Bu söz, diplomatik bir nezaket ifadesi olmanın ötesinde, Neçirvan Barzani’nin gerilim alanlarını karşılıklı anlayış ve kalıcı barış fırsatlarına dönüştürme kapasitesinin bir teyididir. Türkiye ile Kurdistan Workers' Party (PKK) arasındaki barış sürecine katkısından, 2014’te Islamic State (IŞİD) tarafından kaçırılan Ezidilerin kurtarılmasına destek vermesine; Suriye krizindeki arabuluculuk girişimlerinden 2026 Munich Security Conference’na aktif katılımına kadar, ulusal ve etnik sınırları aşan bir barış çerçevesi oluşturmuştur.
“İmarın Mimarı” Vizyonu
Neçirvan Barzani’nin 2019 yılında Kürdistan Bölgesi Başkanlığı görevini üstlenmesi, hizmet ve yenilenmeye adanmış uluslararası siyasi kariyerinin zirvesi olmuştur. Daha önce 2006–2009 ve 2012–2018 yılları arasında üç dönem Kürdistan Bölgesi Başbakanlığı yapmış ve halkı tarafından “İmarın Mimarı” unvanıyla anılmıştır.
Görevi devraldığında bölge; savaşların, uluslararası yaptırımların ve iç çatışmaların ağır mirasıyla, zayıf altyapı, yoksulluk ve izolasyonla karşı karşıyaydı. Ancak liderliği altında bu tablo değişmiştir. Saddam Hussein rejiminin yürüttüğü Enfal kampanyalarıyla yıkıma uğrayan bölge, altyapı, eğitim ve ticaret alanlarında gelişen bir merkeze dönüşmüştür.
Erbil International Airport, uzak bölgeleri birbirine bağlayan karayolu ağları, yeni üniversiteler, uluslararası fuarlar ve enerji ile ticarete dayalı çeşitlenmiş ekonomi bu vizyonun somut göstergeleridir. Kendisi, gerçek iç istikrarın etkili bir dış rolün temeli olduğunu sürekli vurgulamıştır. Cumhurbaşkanı olarak da aynı ruhu sürdürerek, çatışmalarla sarsılan bir bölgenin yatıştırılmasına katkı sunmayı hedeflemiştir.
Kürdistan’da Siyasi Evin Düzenlenmesi
Neçirvan Barzani’nin en önemli katkılarından biri, Kürdistan Bölgesi içinde sağladığı uzlaşıdır. Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) başkan yardımcısı olarak dar parti çıkarlarının ötesine geçerek Kürt birliğini güçlendirmede gerçek bir arabulucu rolü üstlenmiştir.
Kurdistan Democratic Party ile Patriotic Union of Kurdistan arasındaki tarihsel rekabet önemli bir siyasi meydan okuma olsa da, Barzani iç anlaşmaların halkın beklentileriyle uyumlu olmasını sağlamada kilit bir bağlayıcı figür olmuştur.
Ayrıca Peşmerge güçlerinin birleştirilmesi yönündeki çabaları, kapsayıcı yönetim anlayışının bir göstergesidir. Uzun yıllar süren parti bölünmeleri, birleşik bir ulusal askeri kurumun inşasını engellemişti. Ancak 2025 ve 2026 başlarında Peşmerge Bakanlığı çatısı altında profesyonel ve birleşik bir ulusal ordu oluşturma yönünde tarihi adımlar atılmıştır.
Türkiye–PKK Çatışmasında Arabuluculuk
Dört on yılı aşkın süredir Türkiye ile PKK arasındaki çatışma, on binlerce can kaybına ve bölgesel istikrarsızlığa yol açmıştır. Neçirvan Barzani, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile geliştirdiği kurumsal ilişkiler sayesinde Kürdistan Bölgesi’ni güvenilir bir ortak konumuna taşımıştır.
Deneyimli gözlemciler, bu çabaları “insani ve etkili” olarak nitelendirmiştir. PKK’nın 2025 yılında Türkiye topraklarından çekilmesi ve silah bırakması, kendisi tarafından “bölge için yeni bir dönüm noktası” olarak tanımlanmıştır. Böylece en karmaşık çatışmaların dahi sakin bir diplomasi ve sorumlu devlet adamlığı vizyonuyla ele alınabileceğini göstermiştir.
Egemenliğin Merkezinde Denge: Erbil, Bağdat ve Tahran
Irak’ın karmaşık federal yapısı içinde Neçirvan Barzani, “olgun federalizm” anlayışını savunmuştur. Petrol gelirleri, bütçe ve tartışmalı bölgeler konusundaki anlaşmazlıklara rağmen Erbil ile Bağdat arasındaki sorunları anayasal çerçevede ve diyalog yoluyla çözmeye çalışmıştır.
Bu yaklaşımı komşu ülkelere de yansımaktadır. Gençliğinin bir bölümünü İran’da geçirmiş olması, Tahran ile kültürel ve dilsel bağ kurmasına olanak tanımıştır. İran’ın dini lideri Ali Khamenei ile yaptığı görüşmeler ve sınır güvenliği konularındaki diyaloglar, uzun süre gerginlik yaşayan sınır hattında istikrara katkı sağlamıştır.
Ezidiler… Ahlaki Bir Sorumluluk
Neçirvan Barzani’nin barışa bağlılığı insani girişimlerinde de görülmektedir. 2014 yılında IŞİD’in Şengal’de Ezidilere karşı gerçekleştirdiği soykırım sırasında, uluslararası toplumun önemli bir kısmı sessiz kalırken dönemin Başbakanı olarak hızlı şekilde harekete geçmiştir.
Şengal’in kurtarılması operasyonu 2015 yılında, Kürdistan Bölgesi’nin o dönemki Başkanı Masoud Barzani’nin doğrudan gözetiminde başlatılmıştır.
Çeviri: El-Hiwar Sitesi – Türkçe Bölümü