Federal Irak ve Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın Vizyonunda Sürdürülebilir Birlikte Yaşam
Dr. Sirwan Abdülkerim Ali
Bu çerçevede Kürdistan Bölgesi Başkanı, bölgenin birlikte yaşam tecrübesini tartışılabilir ve geliştirilebilir pratik bir model olarak sunmaktadır. Nitekim birçok vesileyle “Kürdistan Bölgesi tüm bileşenler arasında birlikte yaşam ve hoşgörünün modeli olarak kalacaktır” ifadelerini kullanmaktadır. Bu deneyimin Bağdat’a taşınması, onun birebir kopyalanması anlamına gelmemekte; aksine, hakları güvence altına alan ve bileşenler arasında güveni güçlendiren kurumsal bir çerçeve içinde çeşitliliğin yönetilmesi gibi temel ilkelerinden yararlanılması anlamına gelmektedir. Özellikle kriz dönemlerinde Kürdistan Bölgesi’nin deneyimi, çoğulculuğun dışlama yerine ortaklık anlayışıyla ele alındığında bir güç unsuruna dönüşebileceğini göstermiştir. Bu bağlamda Bölge Başkanı, “zor zamanlarda tüm bileşenleri kucaklamanın birlikte yaşam kültürünün derinliğini yansıttığını” belirtmektedir. Bu yaklaşım, bölge sınırlarını aşan ve Irak’ın bileşenleri arasındaki ilişkinin yeni temeller üzerinde yeniden inşa edilmesini savunan ulusal bir söylemin parçası hâline gelen siyasi bir anlam taşımaktadır.
Hukuki çerçeve açısından ise vatandaşlık anlayışı bu vizyonun merkezinde yer almaktadır. Kürdistan Bölgesi Başkanı, “eşit vatandaşlığın devlet kurumlarının üzerine inşa edilmesi gereken temel olduğunu” vurgulamaktadır. Bağdat ziyareti aracılığıyla, Irak’taki siyasi krizlerin aşılmasının dar kota ve paylaşım anlayışından çıkarak tüm vatandaşlarının haklarını ayrım yapmadan güvence altına alan devlet anlayışına geçişi gerektirdiği yeniden dile getirilmektedir. Bu bağlamda anayasaya bağlılık yalnızca hukuki bir metin değil; merkez ile bölgeler arasındaki ilişkiyi düzenleyen ve yetki ile zenginliklerin adil dağılımını sağlayan pratik bir araç hâline gelmektedir. Vatandaşlık vurgusu aynı zamanda geleneksel bölünmeleri aşan ve Irak’a aidiyetin yalnızca alt kimliklere değil, devlet kurumlarına etkin katılıma dayandığı kapsayıcı bir ulusal kimliğin inşasına da kapı aralamaktadır.
Irak’ın birliği kavramına gelince, Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın Bağdat’a taşıdığı mesajlar bu birliğin dengeli bir federal yapı çerçevesinde yeniden tanımlanmasına dayanmaktadır. Kendisi, “Irak’ın istikrarının tüm bileşenleri arasındaki iş birliği ve koordinasyona bağlı olduğunu” vurgulamaktadır. Bu da federalizmi geçici bir seçenek değil, devletin örgütlenmesi için kalıcı bir model olarak siyasi projenin merkezine yerleştirmektedir. Bağdat’taki görüşmelerde Erbil ile Bağdat arasındaki ilişkinin gerçek ortaklık, yetkilere saygı ve anlaşmaların uygulanması temelinde kurulması gerektiği ifade edilmektedir. Böylece herkesin haklarının güvence altına alınması amaçlanmaktadır. Bu yaklaşım aynı zamanda birliği, iradelerin dayatılmasıyla değil; denge ve adaletin sonucu olarak gören bir anlayışı yansıtmaktadır. Bu ise tüm tarafların kapsayıcı bir ulusal çerçevede birlikte çalışma yönünde ortak siyasi irade göstermesini gerektirmektedir.
Sonuç olarak, Kürdistan Bölgesi Başkanı’nın bugün Bağdat’a yaptığı ziyaret; bu vizyonun somut siyasi adımlarla hayata geçirilmesini ve federalizmin anayasal yönetim çerçevesi olarak teyit edilmesini temsil etmektedir. Bu ziyaret, Bağdat’taki siyasi güçlere Irak’ın karşı karşıya olduğu sorunların ancak diyalog, anayasal bağlılık ve bileşenler arasında güven inşası yoluyla çözülebileceği mesajını taşımaktadır. Bölge Başkanı’nın ifade ettiği gibi “birlikte yaşam Kürdistan’da büyük bir güç hâline gelmiştir.” Bu anlayışın Irak genelinde yaygınlaştırılması, istikrarın sağlanması ve çeşitliliğini kucaklayabilen bir devletin inşası için temel bir giriş kapısı olabilir. Dolayısıyla bu önerilere verilecek karşılık, Irak devletinin bileşenleri arasındaki ilişkinin yeniden şekillendirilmesi ve ülkenin birliği ile uzun vadeli istikrarının güvence altına alınması açısından gerçek bir fırsat oluşturmaktadır.
Cevirme: Diyalog Sitesi – Türkçe Bölümü