Bugün Hassas Bir Gün
Funda Yılmaz
Aşk tarafında işler romantik film gibi başlayıp, “bir dakika biz burada ne yaşıyoruz?” sorusuna dönebilir. Kimi ilişkilerde gurur kabarır, kimi ilişkilerde eski kırgınlıklar masanın altından ayağımıza dolanır. Sevgi var mı, var. Ama güven var mı? Değer görüyor muyuz? Yoksa sadece alışkanlık diye mi aynı yerde duruyoruz? Bugün kalp hızlı konuşur ama biz yine de cevabı hemen vermeyelim. Çünkü her çarpıntı aşk değildir; bazen insanın içi, görmezden geldiği gerçeğe de böyle tepki verir.
Bekâr olanlar için de dikkat çekici karşılaşmalar var. Ama bugün ilk bakışta “tamam bu iş oldu” demek için biraz erken. Çünkü bugün parlayan şeyin altında ne var, ona bakmak gerekiyor. Söz güzel olabilir, tavır etkileyici olabilir, hatta ortam da tatlı olabilir; ama mesele şu: Bu kişi bize huzur mu veriyor, yoksa daha ilk dakikadan aklımızı mı karıştırıyor? Kalbin kapısı açık olsun ama kapının anahtarı hemen teslim edilmesin.
Para konularında da cüzdanı biraz korumaya almakta fayda var. Gösterişli bir harcama, ani bir alışveriş, “kaçırırsam üzülürüm” diye girilen bir ödeme ya da hızlı bir yatırım sonradan düşündürebilir. Bugün para sadece para değildir; bazen değer görme meselesidir. “Ben bu kadar veriyorum da karşılığında ne alıyorum?”, “Bana gerçekten kıymet veriliyor mu?”, “Yoksa ben yine kendimi kanıtlamak için mi harcıyorum?” soruları kendini gösterebilir. Kalbimiz hassas, cüzdanımız da bugün biraz savunmasız.
Sağlık tarafında beden “beni duy” diyebilir. Boyun, baş bölgesi, tansiyon, damarlar, kalp ritmi, stres ve yorgunluk daha belirgin hissedilebilir. Özellikle baş dönmesi, boyun sıkışması, çarpıntı, tansiyon dalgalanması ya da aşırı gerginlik varsa bunu “geçer” diye kenara atmayalım. Bugün bedenin verdiği küçük sinyal, aslında bize yavaşla diyen bir uyarı olabilir. Her şeyi aynı anda taşımaya çalışmak zorunda değiliz.
Günün mantrası:
Bugün kalbimi de cüzdanımı da bedenimi de koruyorum. Aceleyle değil, akılla hareket ediyorum. Değerimi biliyor, sağlam zeminde kalmayı seçiyorum.