Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 15 Temmuz yazısı: En büyük gücümüz birliğimiz! 'Bu kan yine o kandır'

Jul 15, 2026 - 16:42
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 15 Temmuz yazısı: En büyük gücümüz birliğimiz! 'Bu kan yine o kandır'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz'un yıldönümünde gazeteler için ortak bir yazı kaleme aldı.

15 Temmuz dolayısıyla bir makale kaleme alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece necip milletimiz, anavatanımızı işgale yeltenen emperyalistlere ve işbirlikçilerine tıpkı İstiklâl Harbi’nde olduğu gibi tarihin en büyük derslerinden birini verdi. Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, bin yıldır sevinç ve hüzünle yoğrulan kadim kardeşliğidir” diye yazdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı: 

“Tarihin akışını değiştiren koca bir milletin istiklal ve istikbali için canı pahasına mücadele ettiği o meşum gecenin üzerinden tam on yıl geçti. 15 Temmuz, yalnızca hain bir darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir gece değil; milletimizin iradesine, demokrasisine ve bağımsızlığına canı pahasına sahip çıktığı, tarihe altın harflerle yazılmış büyük bir demokrasi zaferidir. O gece necip milletimiz, anavatanımızı işgale yeltenen emperyalistlere ve onların işbirlikçilerine tıpkı İstiklâl Harbi’nde olduğu gibi tarihin en büyük derslerinden birini verdi.

15 Temmuz, şairin “Ecdâdımızın heybeti ma’rûf-i cihandır/ Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır!” dizelerinde dile getirdiği gibi bin yıl evvel Malazgirt’te kahramanca mücadele edenlerin; 500 yıl evvel İstanbul surlarında Sultan Fatih’in rüyasını gerçekleştirmek, Peygamber Efendimiz’in müjdesine nail olmak için ruhunu ve bedenini ortaya koyanların; yüz yıl evvel vatan müdafaası için canını hiçe sayanların inancı ve kararlılığıyla sokaklara, meydanlara koşan asil milletimizin tarihe altın harflerle yazdığı bir büyük destandır.

Gözü dönmüş terör örgütünün tarihte benzerine az rastlanacak ihanet girişimine karşı, aziz milletimizi milli iradeye sahip çıkmak adına meydanlara ve havalimanlarına çağırırken, basit bir davette bulunmadık. Milletimize yaptığımız çağrı, aziz milletimizin demokratik sağduyusuna, ferasetine ve cesaretine duyduğumuz güvenin bir tezahürüydü.

Ecdadımızın bize bıraktığı en mukaddes miraslardan biri olan "Ya istiklal ya ölüm!" şiarını yeniden ayağa kaldırmayı gaye edindik. Adeta tarihin derinliklerinden çıkıp gelen milletimiz de bu çağrıya, canını ve ruhunu hiçe sayarak anında cevap verdi. Hamdolsun, milletimiz bu güveni boşa çıkarmadı, istiklal ve istikbaline yine kendisi sahip çıktı. O gece milletimiz, iradesine vurulmak istenen zincirleri paramparça etmiş, vesayetin ve ihanetin prangalarını söküp atarak Türkiye'nin önündeki engelleri birer birer yıkmıştır.

O gece 253 vatan evladımız şehadet şerbetini içerken, 2 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Bu rakamların her biri; vatanı, bayrağı ve milli iradeyi korumak uğruna ortaya konulan fedakârlığın, cesaretin ve kahramanlığın ayrı ayrı nişanesidir.